Scarlett Sage Blair Williams ayak fetişli masajda parmak yalatıyor

Scarlett Sage ve Blair Williams, Madrid’in sıcak sokaklarında, kapalı bir odada birbirlerine tutunmuş haldeydi. Scarlett’in bembeyaz teni, loş ışıkta parıldarken, Blair onun narin ayak parmaklarını tek tek dudaklarına alıyordu. Sadece masaj değil; Blair’in dili her dokunuşunda Scarlett’in vücudunda elektrikler çakıyor, o minik ayak parmaklarının arasını emerek yavaş yavaş yakıyordu amcığını. Scarlett’in nefesi hızlanıyor, gözlerini kapatıp kendini tamamen teslim ediyordu o iğrenç sapıkça zevke.

Blair ise dişlerini hafifçe kullanarak ayak tırnaklarının etrafını kemiriyor, parmaklar arasına dilini sokup derinlemesine emmeye başlıyordu. Ayaklarıyla oynarken Scarlett’in içi kıpır kıpır oluyor, yavaş yavaş kalçasını kaldırıp Blair’i üzerine çekiyordu. Parmaklardan gelen bu iğrenç ama büyüleyici uyarı dalgaları Scarlett’i çıldırtmaya başlamıştı; nefesleri kesiliyor, çenesini aşağı indirip minik ayakların altına kendi sertleşmiş yarak ucunu sürtüyordu.

Ardından Blair yerinden kalkıp Scarlett’i yatağa yatırdı. Ayaklarını tutup göğsüne bastırarak onun tepkisini ölçüyor, her bir parmağı yalayarak ve ısırarak amcığını iyice sırılsıklam ediyordu. Scarlett yanıp tutuşuyor, artık sadece ayaktan değil, hakikaten kökleneceği anın hayaliyle deliriyordu. Blair öne eğilip daha da agresif davranmaya başladı; parmakların etrafında saksoyu hızlandırıyor, diliyle amcığın en hassas yerine dek inip çıkıyordu.

Sonunda Scarlett dayanamadı; kalçasını kaldırıp Blair’in kafasını tam amcığına indirdiğinde ikisi de çıldırmış gibiydi. Blair sert sert köklemeye başladı kırmızı yanakta bıraktığı izlerle birlikte, Scarlett bağırmaktan sesi kısılarak bedeninin her zerresinde yangın hissediyordu. O an gelen devasa boşalmayla birlikte kan ter içinde kalırken Blair son damlayı yalayıp attı.

Oda dolusu kasvetli hava yerini serin rahatlığa bırakmıştı; birbirlerine bakarken yaşadıkları o çılgın sikişin tatlı izlerini taşıyorlardı hâlâ. Her ikisi de biliyordu ki bu ayak masajı zannedildiği gibi kolay bir şey değildi; oradan başlayan sapkınlık hikayesi en acımasız fantezilere açılan kapının kendisiydi…

← ÖNCEKİ SONRAKİ →